Fahri Yılmaz - eniyihekim.com
   
  Op. Dr. Fahri YILMAZ (Genel Cerrahi Uzmanı-Endoskopist-Varis)
  Kapalı (Laparoskopik) Fıtık Ameliyatları
 


LAPAROSKOPİK FITIK AMELİYATLARI

Fıtık, tedavi edilmediğinde ciddi tablolara yol açıyor. Sorunun tek etkili tedavisi ise cerrahi yöntem. Dünyada hızla yayılan laparoskopik yama tedavisi,  hastaya ve cerraha büyük rahatlık sağlıyor. En büyük yararı ise hastanın ameliyat sonrasında daha az ağrı çekmesi ve hızla iyileşme sürecine girmesi…

Fıtık, karın kaslarının iç tabakalarının zayıflaması veya yırtılması sonucu gelişen şişlik olarak tanımlanıyor. Aşırı yük kaldırma, bronşit vb. hastalıklarda uzun süre devam eden öksürük ve şiddetli kabızlık nedeniyle süre gelen ıkınma gibi nedenlerle kas zarları zayıflıyor ve bunun sonucunda fıtık oluşabiliyor. Doğuştan olabildiği gibi sonradan da gelişebilen fıtıklar, zamanında tedavi edilmediğinde çok ciddi sorunlara zemin oluşturabiliyor. Fıtık tedavisinde çok fazla seçenek ileri sürülse de, uzmanlar ilaçların ya da alternatif tıp yöntemlerinin tedavide başarılı sonuç vermediği ve tek etkin tedavi yönteminin ameliyat olduğu konusunda hem fikir. Ülkemizde yılda yaklaşık 80 bin fıtık ameliyatı yapılıyor ki uzmanlar bunun en sık gerçekleştirilen operasyonlar arasında yer aldığını belirtiyor.

NEDEN TERCİH EDİLİYOR?

Fıtık ameliyatlarının çoğu açık, yani geleneksel yöntemlerle gerçekleştiriliyor.  Açık fıtık ameliyatında dışarıdan yapılan kesi yardımıyla fıtıklaşmanın olduğu bölgeye ulaşılıyor. Fıtığa gerekli girişim yapıldıktan sonra sadece delik alanına veya bölgeye cerrahi yama konularak operasyon tamamlanıyor. Bu yöntemin yararı lokal, yani  bölgesel anesteziyle yapılabilmesi ve görece olarak daha ucuza mal olabilmesi. Ancak laparoskopik onarımla karşılaştırıldığında ameliyat sonrası daha fazla ağrı oluşturması ve iyileşme sürecinin daha uzun olması gibi dezavantajları bulunuyor. İşte bu nedenlerden dolayı günümüzde artık laparoskopik fıtık onarımı tercih ediliyor.  Peki, bu yöntem hem cerrahlara hem de hastalara ne tür yararlar sağlıyor? Acıbadem Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanları Prof. Dr. Korhan Taviloğlu ve Dr. Kemal Raşa, laparoskopik fıtık onarımıyla ilgili bilinmesi gereken tüm detayları sizler için anlatıyor…

Hızla yayılıyor
Günümüzde fıtıklaşan alana cerrahi yama yerleştirilmesi girişimi dünyada hızla yayılıyor. Cerrahın yapacağı klinik değerlendirme, ameliyat yöntemine karar vermenin ilk adımını oluşturuyor. Daha önce yapılmış olan karın ameliyatları ve bazı yandaş hastalıklar laparoskopik yönteminin öncelikli olarak tercih edilmemesine yol açıyor. Cerrahın ve hastanın bu  yönteme yönelik beklentilerini tartışıp, uygulanıp uygulanmamasına birlikte karar vermeleri en akılcı yol olarak ifade ediliyor. 
Laparoskopik fıtık onarımı ameliyatında en çok tercih edilen anestezi çeşidi genel anestezi olmakla birlikte, bu ameliyat hastaya ait koşulların uygun olması durumunda lokal anesteziyle de yapılıyor. Ameliyatın lokal anesteziyle planlandığı hastalarda bile genel anesteziye dönme olasılığına karşı en az dört saat aç kalmakta yarar görülüyor.  

Tedavi nasıl yapılıyor?
Laparoskopik fıtık onarımı, üç adet küçük kesi, laparoskopi teknolojisi ve yamanın kullanıldığı yeni bir yöntem.  İçi boş bir boruya benzetebileceğimiz kanülün içinden yerleştirilen ve özel bir kameraya bağlanmış olan teleskop, cerrahın fıtık ve çevre dokularını bir monitörden görebilmesini sağlıyor. Cerrahın fıtığın oluştuğu yerde çalışabilmesini sağlamak amacıyla bölgeye iki kanül daha yerleştiriliyor. Fıtık, karın duvarı arkasından onarılıyor ve böylelikle yamanın karın içindeki bağırsaklarla temas etmesi önleniyor. Bu da ileride gelişebilecek yapışıklık ve buna bağlı bağırsak düğümlenmesi riskini ortadan kaldırıyor.

Laparoskopik fıtık onarımında hastada yalnızca bir adet 1.5 santimetrekarelik ve 2 adet 0.5 santimetrekarelik yara oluşuyor. Kesi bölgesinin çok küçük boyutlarla sınırlı olması, ameliyat sonrasında hastaya pek çok yarar sağlıyor. Ancak laparoskopik olarak gerçekleştirilen ameliyatların tümünde, düşük bir oranda da olsa açık cerrahiye yönelme söz konusu olabiliyor. Laparoskopik fıtık onarımında bu riski artıran unsurlar ise; şişmanlık, yoğun yapışıklıklara yol açabilen geçirilmiş karın ameliyatları ve ameliyat sırasında ortaya çıkan kanamalar oluşturuyor. Cerrah ameliyat sırasında bu kararı verdikten sonra operasyon açık yöntemle tamamlanıyor.

DAHA AZ AĞRI
Laparoskopik fıtık onarımının en büyük yararı, normal günlük aktiviteye erken dönüşü sağlaması. Bu yöntem daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve işe erken geri dönülebilmesi gibi yararları nedeniyle günümüzde hem cerrahlar hem de hastalar tarafından giderek artan oranda tercih ediliyor. Şu an Kuzey Amerika ve Kuzey Avrupa ülkelerinde her dört fıtıktan birinin laparoskopik olarak tedavi edildiği biliniyor ve önümüzdeki on senede açık ve laparoskopik fıtık onarımlarının aynı sayıda yapılacağı öngörülüyor. Laparoskopik onarım ülkemizde de konusunda deneyimi olan merkezlerde giderek artan sıklıkta uygulanıyor. Fıtık ameliyatlarının çoğunda hasta ertesi gün taburcu olabiliyor. Hatta aynı gün taburcu olma hem cerrahlar hem de hastalar tarafından artan sıklıkta tercih ediliyor. Buradaki kritik noktayı ise ağrının şiddeti oluşturuyor. Ameliyat sonrası ağrı kontrolünde son yıllarda pek çok kavram değişti ve bu yönde ciddi gelişmeler sağlandı. Bu sayede artık hastaların ameliyat sonrası dönemlerine ilişkin tatsız anılarında ağrının yeri pek kalmadı. Günümüzde laparoskopik fıtık onarımı sonrası etkin ağrı kontrolünün sağlanması ve hareket etmenin cesaretlendirilmesiyle günlük aktiviteye çok erken geri dönülebiliyor. Öyle ki hastalar artık 24 saat içerisinde banyo dahil tüm hijyenik gereksinmelerini kendi başlarına karşılayabiliyor, 2-3 gün içerisinde günlük işlerini yapabiliyor ve 5-7 gün içerisinde aktif iş yaşantısına dönüyor, hatta araba kullanır noktaya gelebiliyor.

Komplikasyonları var mı?
Laparoskopik fıtık onarımında ender de olsa "kanama" ve "enfeksiyon"  görülebiliyor. Damarların, sinirlerin, sperm kanalının, mesanenin ve bağırsakların yaralanması nadir de olsa ameliyat sonrasında gelişebilen sorunlar arasında yer alıyor. Ayrıca hasta ameliyat sonrasında ilk idrarını yaparken güçlük çekebiliyor. Bunların yanı sıra onarılmış olan fıtık yaşamın bir döneminde tekrarlayabiliyor. Bu oran hem açık cerrahide hem de laparoskopik cerrahide yüzde 1’in altında olmakla birlikte bu riskin ameliyat öncesinde hasta tarafından bilinmesi gerekiyor.


Yararları neler?

  • Hasta ameliyat sonrasında çok daha az ağrı çekiyor.
  • Hastaneden aynı gün taburcu olabiliyor.
  • Hasta normal yaşama erken dönebiliyor. Öyle ki 24 saat içinde banyo dahil tüm hijyenik gereksinimlerini kendi başına karşılayabiliyor. Bir hafta içinde aktif iş hayatına dönüyor, hatta araba kullanır noktaya geliyor.  
  • Yara enfeksiyonu oluşma riski çok az.

Fıtık nedir?

  • Doğuştan olabildiği gibi   sonradan da gelişebiliyor. 
  • En sık kasık kanalı, uyluk kanalı, göbek ve ameliyat kesilerinin oluştuğu bölgelerde ortaya çıkıyor. Ayrıca boyun ve bel bölgesinde de gelişebiliyor.  
  • Ağrı yapabiliyor ve boğulma ya da içindeki bağırsak bölümünün çürümesi (kangren) gibi nedenlerle acil ameliyat gerektiren ciddi sorunlara neden olabiliyor.  
  • Cilt altında oluşan şişlik, fıtığın en tipik belirtisini oluşturuyor. Ağır nesnelerin kaldırılması, öksürme, ıkınma, uzun süre oturma ya da ayakta kalınması sırasında oluşan ağrı da en sık rastlanan bir başka belirtisi. 
  • Ağrı, aniden başlayan ve keskin özelliğe sahip olabileceği gibi gün içerisinde giderek artan ve yeri hasta tarafından net olarak tanımlanamayan nitelikli de gelişebiliyor. 
  • Fıtık bölgesinde sürekli ve şiddetli bir ağrının eşlik ettiği duyarlılık ya da kızarıklık, fıtık içeriğinin boğulduğunun veya yaşayabilirliğini kaybettiğinin habercisi olabiliyor.
 
  Bu ay 339522 ziyaretçi burdaydı! Tavsiye

http://http://drfahriyilmaz.tr.gg/Ana-Sayfa.htm

Instagram
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=